Siyasi Virüs
Kendi gibi olmayan insana saygı göstermeyen onu olduğu gibi tanımayan, onu kendi algılayacağı bir düzleme konumlandırıp o şekilde kalıplaşmasını isteyen düşünce, hastalıklı bir düşüncedir. Empatiden yoksun, insani duygu ve görülerinde enfeksiyon vardır.
Bu tür insanlar tüm varoluşu aynı düzlemde konumlandırmak ister. Farklılıkları kusur olarak görür, kendi gibi olanları ise doğru olan, olması gereken olarak niteler. Olmayanları tanımayı ve saygı duymayı reddeder.
Toplumsal kitlelerin organik oluşumlarını taklit ediyorlar. İdeolojileri, etnik kökenleri, dini grupları bire bir taklit edip, onların ağzından konuşuyormuş gibi yapay algılar oluşturuyor. Sosyal medyada bu virüs yayılmaya devam ediyor.
Şu bilinmelidir ki, bir virüs gibi yayılan bu hastalıklı düşünce kesinlikle organizedir ve otoriter bir oluşumun takip ve denetimi altındadır. Uzun vadeli, fark edilmeyen, havaya karışan cinsten bir virüs. Sosyal medyada yapılan önemsiz bir yorum gibi, abuklatan cinsten.
Sizlere bu virüsün tehlikelerinden bahsetmek isterim, bilindiği üzere medyanın gücünün farkındayız. Ama benim bahsettiğim bu virüs, iktidarda ki siyasi partinin kontrol ettiği yazılı ve görsel medyadan daha tehlikeli ve sinsi bir virüstür. Tahminimce iktidar bile bu virüsün farkında değildir, en azından %90’ı bunun farkında değildir. Çünkü öylesine sinsi öylesine rahat bir şekilde vücuda nüfus etmişler ki, taklit yetenekleriyle fark edilmeleri çok zor.
Bir elmanın içindeki kurtçuk gibi elmayı yiyip tüketiyorlar. Siyasi hareketler toplumu okuyamıyor ve dış müdahalelerin hedeflerini iyi göremiyorlar. Bilinçli veya bilinçsiz muhalefet ve iktidar el ele bazı güçlerin hizmetini yapıyor. Belki de karşımızda çok ama çok zeki bir düşman var ve atacağımız tüm adımların tohumlarını kendileri attığı için, bilinçsizce o hataları yapıp o yapıya hizmet ediyoruz.
“Sosyal medyada bir gönderinin altına yapılan ufacık negatif ya da pozitif bir yorum” işte bu bile görünmez bir tohum. Önceden de belirttiğim gibi mükemmel bir taklit yetenekleri var, kendilerini bazı dini gruplar gibi gösterip, ya da etnik köken ideoloji vs. Ve onların ağzından konuşuyorlar. Toplumun ana kitlelerini daha çok bölmek için farklı fraksiyonlar ve ideolojiler türetip, toplumun değişik uçlarını dizayn ediyorlar. Adeta bir toplumsal mühendislik icra ediyorlar. Peki kim bunlar ? İsrail mi Amerika mı ? Yoksa İngiltere mi ? Ya da dünyayı yöneten 4 büyük aile mi ? Bunu ben bilemiyorum tezim tamamen gözlemlere ve tespitlere dayanıyor. Tezde diyemem buna, çünkü açık açık görünen sırıtan bir durum.
Arap baharı adı altında bazı ülkelerde başlayan ayaklanmalar, ve komşumuz Suriye’de yaşanılanlar bu kutsal topraklarda beraber yaşayan halkların neden birbirine düşman olduğu sorusunu akla getiriyor.
Uzun vadeli politikalar ile bunu açıklamak biraz kolaycılığa kaçmak olur. Bu tamamen Siyasi bir virüstür.
Yorumlar
Yorum Gönder